GEÇMİŞTEN GELEN DESTEK Hava soğuktu, bu yabancı memlekette içimi bir türlü ısıtamıyordum. Zorunluluk değildi elbet beni buraya getiren, kendi tercihimdi. Ama yine de yalnızlık dokunuyordu. İnsanız sonuçta, kendi dilimden konuşan birilerini bulmamak için geldiğim bu ücra ada ülkesinde şu an Türkçe konuşan birini bulsam yanaklarından öperdim. Ayaklarım beni, içeri girdiğimde nispeten kendimi iyi hissettiğim o kafeye götürdü. Hikayeler anlatılan kafeye, burayı ilk bu hikayeler ile keşfetmiştim. Orada bir kadın vardı. Harika hikayeler anlatıyor, sonrasında bu hikayeler üzerine oturup konuşuluyordu. Bir nevi sanat terapisi diyebilirdim. Önce hikayeler için gittiysem de sonra alışkanlık oldu bu kafeye gitmek. Bu kadın ben Türkçe konuştuğumda dikkatle beni dinliyordu. Onun farkında olmadığımı sanıyordu ama farkındaydım. Acaba Türkçe biliyor muydu? Gerçi hiç de bize benzemiyordu. Çok güzel ve çekici bir kadındı. Yani bizler çirkiniz diye demiyorum da benzemiyordu işte. Farklı bir kum...